Bugun...

Oğuz UÇAR (SON NOKTA)
NAİM...
Tarih: 02-12-2019 05:13:00 Güncelleme: 02-12-2019 05:13:00


NAİM...

 

Farkında mısınız?
Türk Sineması çağ atladı!


Hem güzel senaryolar ve çekim tekniği ile,

Hem de verdiği mesajlar ile artık tüm dünyada adından söz ettiriyor.

 

İnce, ince Amerikan Kahramanlığı(!) işleyen ve bilinçaltımızdan başlayarak bizleri etkilemeye çalışan yabancı filmlere inat, son zamanlarda öylesine güzel yerli yapımlar ortaya çıkıyor ki; Artık dost düşman parmak ısırıyor!

 

Hele hele, bu asil milletin içinden yetişen kahramanların gerçek hayatlarının sinemaya aktarılmasıyla dünyaya da çok güzel mesajlar veriliyor.

İşte onlardan bazıları; Sarıkamış Çocukları, Ayla ve Dumlupınar...

Mustafa USLU
imzasını taşıyan bu filmlerden çok etkilenmiştim.
 

Aynı Mustafa USLU, şimdi de Halter’de Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Naim SÜLEYMANOĞLU’nun hayatını konu alan NAİM filmi ile yine sahnede...

Eşimle birlikte izlediğim ve gözyaşlarımı tutamadığım NAİM filmini, baştan sona çok başarılı buldum. Çünkü, Küçük Dev Adam’ın hayatının çok başarılı bir şekilde beyaz perdeye aktarıldığına şahit oldum.


***

7’den 70’e herkesin gönlünde taht kuran koca yürekli o insanı 1986 yılında Türkiye’ye iltica ettiği günlerde tanımıştım. O dönemde, Simavi ailesinin yönettiği Hürriyet Holding bünyesindeki Hürriyet Haber Ajansı’nın Bolu Büro Şefiydim.

 

Bulgaristan’da Türk soydaşlarımıza yapılan zulüm vardı.
Gazetelerde o haberleri okudukça yüreğimiz kan ağlıyordu.
 

İktidarda Anavatan Partisi vardı.
Rahmetli Turgut ÖZAL’ın Başbakan olduğu dönemde, Avustralya’nın Melbourne Kentinde düzenlenen Dünya Halter Şampiyonasında, kendisini takip eden Bulgar Ajanlarının elinden muhteşem bir kaçışla Türkiye’ye iltica eden etmişti Naim SÜLEYMANOĞLU...

Avustralya’dan, Londra’ya ve oradan da Türkiye’ye, Başbakan’ın özel uçağı ile getirilmişti.

Bir anda hem Türkiye’nin, hem de Dünya’nın gündemine oturan Naim SÜLEYMANOĞLU Bulgar Zulmünü, dünyaya duyurmuştu.


Bütün gazeteciler o muhteşem sporcunun hayatını ve kaçış öyküsünü yazarken 350 bin soydaşımızın Bulgaristan’da yaşadıklarını da kaleme alıyordu.
Bir gazeteci olarak kendisiyle o dönemde başlayan dostluğum, onun aramızdan ayrılışına kadar devam etti.

Onun Vatan, Millet, Devlet ve Bayrak konularındaki hassasiyetine çok şahit oldum.
Her şampiyona öncesi kampa girdiği Bolu’da uzun uzun sohbet ederdik.

Vefatına kadar telefonla sık sık görüştüğüm “Türk’ün Bilek Gücü”nün simgesi haline gelen Naim SÜLEYMANOĞLU’nun, Amerika tarafından kendisine yapılan dudak uçuklatıcı teklifi nasıl reddettiği de anlatılmış o filmde.

...Ve işte bu yüzden gözyaşlarıma hakim olamadım.

Çekimleri 8 ayrı ülkede yapılan, Bulgaristan ve Türkiye’den yaklaşık 20 bin yardımcı oyuncunun katıldığı başarılı bir yapıma imza atan Mustafa USLU’yu işte bu yüzden ayakta alkışlıyorum.

 

***

Film biterken, Halter Federasyonu eski Yönetim Kurulu Üyesi Oktay TÜRESİN’in de bir fotoğrafını gördüm. Bir zamanlar Beyaz Et Sektörünün dev firmasını yöneten TÜRESİN ailesi de çok sahip çıkmıştı o büyük şampiyona...

O dönemin Bolu Milletvekili olan Rahmetli Tevfik TÜRESİN, Uğur ve Oktay isimli iki oğluna rağmen Naim SÜLEYMANOĞLU’nu da evlat gibi bağrına basmıştı.

Kazandığı başarılarla göğsümüzü kabartan Naim SÜLEYMANOĞLU her zaman yüreğimizde yaşayacak. Onun vatan, bayrak, devlet ve millet aşkı ise onu tanıyan insanlar tarafından yeni nesillere hep anlatılacak.

 

Bu bizim boynumuzun borcudur!

 

 

 



Bu yazı 127 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI