Bugun...

Oğuz UÇAR (SON NOKTA)
40 YIL ÖNCE, 40 YIL SONRA...
Tarih: 23-12-2019 05:40:00 Güncelleme: 23-12-2019 05:40:00


40 YIL ÖNCE, 40 YIL SONRA...

 

Kolay mı? tam 40 yıl...


Yılbaşı itibarı ile Gazetecilik mesleğinde tam 40 yılı geride bırakmış olacağım.
O günden bu güne bakıyorum da, “Kimler geldi, kimler geçti” demekten kendimi alamıyorum.

Satırlarıma “40 Yıl” diye başlayınca, rahmetli Barış MANÇO aklıma geldi.
Rahmetli MANÇO “Süper Babaanne” parçasında 40 yıl önceki aşkların güzelliğine dikkat çekiyordu.

Ben de aynı özlemi şimdi gazetecilik adına duyuyorum.

Bizim zamanımızda kendi çıkarını düşünmeden, kamu menfaatini göz önünde tutan Gazeteciler vardı. Günümüzde ise şahsi çıkarlar ön planda tutuluyor.

Daha önceki yazılarımı takip edenler bilirler;

Bu işi adam gibi yapanlara “GAZETECİ”,
Birilerine yalakalık için yapanlara ise “GASTECİ” diyorum.
 

Size söz veriyorum;
Meslekte unutamadığım duayen isimler ile bu mesleğe yakışmayan beş para etmez tipleri bir gün size anlatacağım. Sizler de o duayen isimleri benim gibi rahmetle anarken, yalaka tiplerden de bir defa daha nefret edeceksiniz.

Çünkü o tipleri sevmediğinizi iyi biliyorum.


***
 

Daha dün gibi ama, Hürriyet’den emekli olalı tam 18 yıl geçmiş.

Geriye dönüp baktığımda zamanın nasıl da uçup gittiğine şaşırıyorum.
Meslekteki büyüklerim, “Gazetecinin emeklisi olmaz” diyorlardı, gerçekten doğruymuş.
Emekli de olsam, meslekten kopmadım, kopmayı da düşünmüyorum.
 

Kendi çapımızda yazmaya, genç gazeteci arkadaşlarımıza ışık tutmaya gayret ediyorum.

Gelişen teknolojiye bağlı olarak, Gazetecilik de şekil değiştirdi.

Ben de ona uymaya çalışıyorum.

Her hafta Pazartesi günü,

GAZİANTEP’de www.bire1haber.com,

BOLU’da www.tvbolu.com

BURSA’da www.haber16.com,

IĞDIR’da www.igdirim76.com,

TEKİRDAĞ Çerkezköy’de www.cerkezkoybakis.com.tr,
TEKİRDAĞ Malkara’da www.malkarasonhaber.com

Adreslerinde eş zamanlı olarak yazıyorum.

 

***
 

Emeklilik sonrası HABERTÜRK’de çalıştığım dönemde, o çatı altında tanıdığım ve aynı soyadını taşıdığı için ayrı bir gurur duyduğum, öz kardeşim kadar sevdiğim bir Gazeteci arkadaşımı, Sultan UÇAR’ı anlatmak istiyorum sizlere...

 

Aslında, onu kelimelerle anlatmak yetersiz kalır ama dilim döndüğünce yine de tanıtayım.


Kendisi Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu.
Bahçeşehir Üniversitesinde “Küresel Siyaset, Uluslararası İlişkiler” alanında Yüksek Lisans yaptı.


25 yıllık meslek hayatı olan Sultan UÇAR kardeşim Sürekli Basın Kart ve Uluslarası Basın Kart sahibi. Gerçekten dürüst, yürekli ve kalemini satmayan bir Gazeteci...
 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Kadın Komisyonu Kurucusu ve Üst Kurul Üyeliğinin yanı sıra halen Danışma Kurulunda görev yapıyor. Uluslararası Siber Suçları Araştırma Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi de olan Sultan UÇAR kardeşim, iyi bir kadın hakları savunucusu.

Merkezi Brüksel’de bulunan WWHR (Women’s Human Rights)  Derneğinden Uluslararası Kadın Hakları Eğitimi aldığı için kendisini “Diplomalı Feminist” olarak da tanımlıyor.

Bu güne kadar bir 100’e yakın Ulusal ve Uluslararası ödülün sahibi “Ödüllerin Sultanı” Sultan UÇAR kardeşimi HaberTÜRK gazetesi maalesef taşıyamadı.

O’da kendisine “Türk Basınının Yeni Amiral Gemisi” SÖZCÜ Gazetesinde yer buldu.

Eğitim alanında ses getiren haberlere imza atan Sultan UÇAR’a Artı Eğitim Dergisi ve Eğitim Yazarları Akademisyenleri Derneği tarafından “Yılın Gazetecisi” ödülü verildi.

İstanbul/Şişli Marriott Otel'de düzenlenen törede Sultan kardeşimin konuşması aynen şöyleydi:


“Başöğretmen Atatürk'ün nesilleri emanet ettiği öğretmenlerimiz, bu ödülle yazılarımızı takdir ederek, bizleri onurlandırmıştır. Oylarınızla takdir ettiğiniz yazılarımızı yazarken, kalemimizi dik tutmayı ve ülke sevgisini önceliklerimiz arasına almayı bize öğreten Cumhuriyet öğretmenlerine mesleğin onurunu koruyan gazeteciler adına minnettarız.”

Ne kadar gurur verici...

 

***

Türk Basınında şimdi yeni bir tarz deneniyor...
SÖZCÜ Gazetesinin Yazarları arasında kendine yer bulan Sultan UÇAR kardeşim, köşe yazılarını hiç yorum yapmadan kaleme alıyor. New York Times ve Wahsington Post’da olduğu gibi yorumu okura bırakıyor.

Daktilo döneminin son kuşağı olan Gazeteci Sultan UÇAR kardeşim, bu yeni tarzı Türk Basını’na kazandıracak gibi görünüyor.

Okuyucular da Sultan UÇAR’ı sevmiş durumda.
Kendisi Ulusal Basında yazan 318 yazar arasında her hafta ilk 10’a giriyor.

Ne kadar güzel değil mi?

Baştan da söylediğim gibi, onu anlatmaya kelimeler yetmez.

Kalemine efendi kalan, uşak olmamaya gayret eden, mecbur kaldığında da kalemini kıracak gazetecilerden biri olan Sultan UÇAR kardeşimi ayakta alkışlıyorum.
 



Bu yazı 517 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI