Bugun...

HASAN TUFAN
ÜLKENİN GERÇEK DEPREMİ
Tarih: 28-09-2019 12:23:00 Güncelleme: 28-09-2019 12:23:00


HASAN TUFAN
tufanmedya@gmail.com
www. yasamgazetesi.com.tr

ÜLKENİN GERÇEK DEPREMİ
Marmara depreminin gerçeği:
Hem bir görsel geçiştirme zeminine oturtulamaz!
Hem de çağın öngördüğü yaptırımları dışlayarak:
Birkaç siyasal sözle birkaç bildik ağızlar ile kapatılamaz!
Çünkü Marmara Depremi:
Ne hasar gören iki cami minaresiyle birkaç hasarlı binadan…
Ne birkaç okulun hasar gören duvarlarından…
Ne de vatandaş, hangi boş alana kaçıp canını kurtarsın görsel çerçevesinden
ibarettir!
Çünkü Marmara Depremi:
Ancak bir bilimsel yaklaşımın ışığıyla aydınlanır!
Ancak bu aydınlanmaya sığınarak iş yapanlarla anlaşılır!
Depreme karşı alınacak tüm önlemlerin ciddiyetinde:
İcraatları disipline ederek hızlandırması gereken mevzuatlar…
Bu mevzuatları yürürlüğe koyarak, işbaşı yapması gereken bir yöneten siyaset…
İşin başından sonuna kadar da kamu adına sağlıklı bir denetim yapacak nice
zihniyetler yer almalıdır!
Tam da bunların yokluğundan olacak ki…
O depremden bu depreme geçen 20 yılda:
Vatandaştan toplanan milyarlarca Lira deprem vergisinin nereye ve nasıl harcandığı
bilinmiyor!
Depreme karşı nerede neler yapıldığının sonucuna varılamıyor!
Ne vatandaşa deprem konusunda bilinçlendirme eğitimleri verildi!
Ne de o depremde hasar gören tüm yapılar hakkında işlemler yapıldı.
Çok yazı çok!
Çünkü o depremden bu depreme bu ülkeye deprem üzerine değil:
Bir avuç çıkarcının geleceği üzerine plan ve de projeler yapıldı!
Yalan mı?
Bu ülkenin denizleri kıyı kıyı kimler için betonlaştırıldı?
Bu ülkenin dağları ve ormanları kimlerin altın arama iştahıyla kelleşti?
Bir yağmurda sel alan nice yerleşim merkezlerimize çare bulunmazken…
Sıkışan trafikte kriz geçiren vatandaşın haline çözüm bulunmazken…
Her yeşil alan bir beton binaya peşkeş çekilmişken…

Nehirleri ve gölleri çıkarcılar yüzünden kuruyan…
Denizleri, ancak bir utanç miktarı kadar balık taşıyan ülkemde:
Sahi, o depremden bu depreme, hiç depreme dair elle tutulacak bir şey yapıldı mı?
HAYIR.
Görünen ülkeye kılavuza ne gerek?
Çünkü son yıllarımız:
Ya gerçeklerin sonbahar rüzgârıyla savrulduğu…
Ya demagojilerin yüksek bir hızla yol aldığı…
Ya da her ahkâm kesenin, kestiği ahkâmla aynı yerde kaldığı yıllardır.
Tıpkı o depremden bu depreme, boşa geçen 20 yıl gibi.
Tıpkı o depremden bu depreme, daha da geriye giden 20 yıl gibi...
Hem de depreme dair bir arpa boyu yol alınmayan yıllar gibi…
Varılan noktada:
Tüm yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği…
20 yıl önceki 17 Ağustos 1999 Depreminden daha geride…
Bir avuç köşe dönücünün ülke arazisine yaptığı ihanetler daha ileridedir!
Oysa o depremden çıkarılan derslerle bu depreme hazır olmalıydı ülkem!
Oysa o deprem bu depremin aynası…
Oysa o deprem bu depremin hayat güvencesi olmalıydı!
Sonuç: Elbette ki büyük bir zaman kaybı!
Büyük bir hayal kırıklığıdır!
Anlaşılan o ki, böyle gelmiş böyle gidecek gibi…
Bir sonraki depremde, bu depremden bile geride olacağız gibi!
ASLINDA BİR ÜLKE İÇİN GERÇEK DEPREM:
DOĞADAN DEĞİL…
DOĞRULARI GÖRMEYENLERDEN GELİR!



Bu yazı 2130 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI