Bugun...

HASAN TUFAN
MİLLİ TİP VE ŞAKŞAKÇI AĞALAR
Tarih: 16-07-2019 14:58:00 Güncelleme: 16-07-2019 14:58:00


HASAN TUFAN
tufanmedya@gmail.com
www. yasamgazetesi.com.tr

MİLLİ TİP VE ŞAKŞAKÇI AĞALAR
Milletin yaşadığı, ekonomik, sosyal ve de idari sorunların…
Yöneten siyaseten başka bir sorumlusu daha vardır:
O da emek dünyasını yöneten kadrolardır.
Türk toplumu:
Yanlış Suriye siyaseti ve milyonlarca Suriyeli mülteci başta olmak üzere…
İçte ve dışta daha nice idari sorunlarla en derinden sallandıkça sallandı!
Nice kurum ve kuruluşlarla…
Nice üniformalı veya üniformasız saygın insanlarımıza kumpaslı zulümler yapıldı!
Ülke arazisi, bir kin ve intikam projeli siyasal depremle sallanırken:
Ülkedeki en büyük demokratik kitle örgütlerinin başında gelen…
Emek dünyasının yönetici kadroları:
Adeta maç izleyen bir tribün seyircisi gibiydiler!
Oysa bu ülkede:
Geçen 17 yıl içinde, her gün biraz daha eriyen demokrasiydi!
Yani, özgürlükler, demokratik haklar ve de sosyal adaletin tarihsel kazanımlarıydı!
Her gün biraz daha eriyen hukuktu!
Yani, bağımsızlığı yok olan… Adalet adına iş başı yapan terazisinin kefeleri…
İnsanlık onurunu en derinden yaralayan hukuktu!
Her gün biraz daha eriyen ekonomiydi!
Tarladan fabrikaya kadar, tüm kazanımların her gün her gün buharlaştırıldığı…
Örgütlü ve de örgütsüz her statüden tüm emekçilerin sürekli yoksullaştığı…
Satılan ya da kapatılan üretim birimleri yüzünden:
Üreten ekonomi yerine, tüketen ekonomiye geçilerek...
Mutfaktaki güncel ihtiyaca kadar, yurt dışına avuç açan ekonomiydi!
Çiftçileri tarladan uzaklaştıran… Esnafa kepenk kapattıran…
Üretirken istihdama katkı sağlayanları:
İflaslar ve icralar yüzünden, devre dışı bırakarak mağdur eden ekonomiydi!
İşsizlerin sayısını 9 Milyona kadar yükselten…
Her çalışanın, karşısında bir mülteciyi (Suriyeli, Afgan ve diğerleri…) bulduğu…
Böylece, öz vatandaşının emek ve de alın terini, en ucuza düşüren ekonomiydi!
Peki, bu ülkede son 17 yıl içinde bunlar yaşanırken:
Acaba Anayasal güvenceli demokratik baskı grupları olarak…
Siyasal iktidara tepki koyması gerekenler neredeydi?
Özellikle de emek dünyasının yöneticileri neredeydi?
Kenan Evren’in 12 Eylül darbeli yasalarının gölgesinde oturup:
Yan gelip yatan, bol maaşlı ve de lüks otolu…
Demokratik yapılanması, tabandan tavana doğru değil…
Tam aksine merkeziyetçi bir faşizm edasıyla…

Tavandan tabana doğru, bir baskı, sindirme ve de korkutma siyasetiyle tepede kalan:
Darbeli 12 Eylül Projesi, şu merkeziyetçi ‘MİLLİ TİP’ sendika ağaları neredeydi?
Bu ağalar yetmezmiş gibi; Bir de ‘ŞAKŞAKÇI’ sendikalar çıktı meydana…
Bu makam ve de bal börek statülü sendikalar:
Elbette ki, emek dünyasının gerçek rayından oldukça uzakta olan…
Sadece ‘ŞAKŞAKLARI’ kadar yol alabilen sendikalardı.
Bir bunlar… Bir de…
Bu ülkenin onurlu ve de duyarlı nice sendikaları ve de bunların yönetimleri vardır!
Sayıları az olan, verdikleri mücadele ile emek dünyasının altın sayfalarına yazılacak bu yönetimler…
Her daim saygıyla anılacak yönetimlerdir!
Zaten sözümüz onlara değildir.
Çünkü sözümüzün adresi bellidir!
O adreste oturanların pasifliği, yetersizliği ve de ürkekliği yüzünden:
Bu ülkenin örgütlü ve de örgütsüz tüm emekçileri mağdur olmuştur!
Örgütlüler, ciddiyetten uzakta bağıtlanan toplu iş sözleşmeleriyle…
Örgütsüzler de… Çalışanı ve de emeklisiyle tepeden verilen…
Ve de göstermelik enflasyon rakamına bağlanan:
Dayanılmaz ücret zamlarıyla mağdur olmuşlardır!
17 yıl sonra:
Bugün ortalama aylık ücretleri en az 7.000 TL. Olması gereken çalışanlar…
Eğer ortalama olarak 3.000 TL. Kadar aylık ücret alıyorsa…
Bugün ortalama aylık ücretleri en az 6.000 TL. Olması gereken emekliler…
Eğer 2.000 TL. Kadar aylık ücret alıyorsa…
Asgari Ücret de ortalama 5.000 TL. Olması gerekirken, sadece 2.020 TL. Kadarsa…
Bir de 9 Milyona dayanan işsizimizle…
1986’da emekçilerin tepkisiyle Turgut Özal tarafından rafa kalkan…
Ne var ki, bugün yeniden gündeme oturtulan: ‘Kıdem Tazminatı Fonu’ dayatması varsa…
Tüm bu mağduriyetten, siyasal iktidar kadar:
‘MİLLİ TİP’ ve ‘ŞAKŞAKÇI’ sendika ağaları da sorumludur!
Evet, Demokrasi, adalet, ekonomi ve de eğitim başta olmak üzere:
Milleti zora sokan tüm onarılması güç gidişattan:
TAM DA BU AĞALAR SORUMLUDUR!
Genel kurullarda gür sesle bağıran…
Koltuğa oturduktan sonra da…
Ağalığa bayılan…
Millet ve devlet sallanırken…
Bir türlü ayılmayan AĞALAR…



Bu yazı 4029 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI