Bugun...

HASAN TUFAN
HANGİ IĞDIRLI İSTEMEZ Kİ…
Tarih: 09-12-2017 13:22:00 Güncelleme: 09-12-2017 13:22:00


HASAN TUFAN
tufanmedya@gmail.com
www.yasamgazetesi.com

HANGİ IĞDIRLI İSTEMEZ Kİ…
Bizler ki, bedeni uzakta ancak yüreği Iğdır’da olanlardanız.
Bizler ki, ülkesine ve de doğup büyüdüğü kente kafa yoranlardanız.
Bizler ki, söze ve de görüntüye değil, sadece gerçeklere inananlardanız.
Çünkü:
Çünkü Iğdır’ın gerçekleri, tarlalaradan, bağ ve bahçelerden haykırmakta…
Çünkü Iğdır’ın gerçekleri, yatırımların yetersizliğinden…
İş ve aş peşinde koşan her yaştan işsizlerin buruk acılı yaşamlarından haykırmakta…
Kaynamayan kazanların her hanedeki dayanılmaz boşluğundan…
Açlık ve de yoksulluk sınırı altında yaşamanın:
Sosyal, eğitim, sağlık, ulaşım adalet ve de güncel tüm ihtiyaçlara yansımasıyla haykırmakta…
Bugün, işlerliği beklentilerin devede kulak misali olan sınır ticareti…
Bugün, ot ve saman kadar yerlerde sürünen hayvancılık işi haykırmaktadır.’’ Diyerek:
Iğdır’ın gerçeklerini çıplak gezdirmenin tam da zamanı olduğunu haykıranlardanız.
Çünkü Iğdır’ın acı gerçekleri:
Ne ‘’şu şunu ziyaret etti’’ gibi haber niteliği olmayan medya haberleriyle…
Ne de kabuğuna çekilen ayrışmış demokratik kitle örgütleriye dile gelmektedir.
Ne Doğu’nun Çukurovası olan adına yakışır tarımsal projelerle gündeme gelmekte.
Ne de hayvancılığı kalıcı olarak canlandıracak nice tedbirler dillenmekte.
Öyle ya;
Birkaç tarlaya pamuk ekerek medyada haber olmak kadar;
Tüm Iğdır Ovası’nın tarımsal kalkınması üzerine de kafa yormak gerek!
Birkaç kişiye dağıtılan birkaç baş hayvan kadar;
Bir plan ve projeye bağlı olarak, hayvancılık ve de hayvan yemi üzerine de kafa yormak gerek!
Yetmez elbette yetmez:
Eskiden ailece akraba ziyaretine giderdi sevgili Iğdırlı hemşerilerim.
İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve de her yere…
Hatta yurt dışındaki yakınlarına bile…
Oysa şimdi köy ve kasabasından Iğdır’a bile zor gidip gelmekte.
Artık gurbetteki yakınlarını ne tek tek ne de topluca gidip görebilmekte.
Çünkü Iğdırlı çiftçidir; Tarlasından aldığı ortada…
Çünkü Iğdırlı işçi, memur,emeklidir; Aldığı maaş ortada…
Ne mülkünü alan var değerine…
Ne de mevzuatlar uyarınca, istediği mülkü istediği anda satabilmekte!
Sahi, Iğdırlı nereye ve de nasıl gidebilir ki ziyarete?
O Iğdırlı ki: Çocuğunun okul harçlığını düşünüyor kara kara…
Giyim kuşam, gıda, sağlık, ulaşım ve de ısınma giderlerini düşünüyor için için ağlayarak…
Esnafı var; Yüzü gülmez oldu, yarınların hesabı peşinde…
Dar ve sabit gelirlinin yüzü gülecek ki, esnafın da yüzü gülsün.
Ya halkın müşterek sesi olan medyaya ne demeli?
Iğdır’ın yazanı, çizeni ve kafa yoran medyası var;

Kimi inceden inceye düşünmekte, ‘’acaba şöyle deyip, şöyle yazarsam ne olur?’’
Endişesinde…
Kimi de siyaset penceresinden bakarak; ‘’Acaba iyi mi olur, kötü mü olur’’ kararsızlığı işinde…
Kimi ellerini taşın altına koyarak gerçekleri yazmakta…
Kimi üfürükten şeyleri yazıp resimleri koymakta…
Kimi de neme lazım deyip, yan gelip yatmakta...
Ülke gidişatının med-ceziri onları da etkiledi elbette.
Gündeme gelmesi gereken acı gerçekler varken;
Tasm tersine, gerçekleri perdeleyen acı gündemler vardır.
Tıpkı Iğdır’ın gündemi gibi:
Bir havalimanı, bir üniversite…
Birkaç KM de yol..
Peki, yeter mi?
Elbette ki hayır!
Çünkü görünen Iğdır kılavuz istemez!
Orada bir Iğdır var bizim Iğdır’ımız…
Gitmesek görmesek de asla ve asla ilgimizi esirgemeyiz.
İsteriz ki yüreğimizin olduğu o yerde:
Huzur ve de güven olsun…
Kimse işsiz ve de aşsız kalmasın; Elbette ki karınlar doysun.
Iğdır, olması gerken gibi bir Iğdır…
Iğdırlı da arzu ettiği yaşama ulaşan bir Iğdırlı olsun.
İşte bizler, tam da böyle düşünen gurbetteki Iğdırlılarız.
Onlardan biri, Iğdırlı Gazeteci olarak diyorum ki:
‘‘Gerçek: Bir an önce, ağır ve de acı olanı söyleyip, önlem almaya katkı sağlamanın tek
yoludur!
Çünkü gerçekler, aynen ışık gibidir. O bir yerlerden sızmadan, bizler onu görmeye
çalışmalıyız. Unutulmasın ki, her gelişmiş ülkenin bugünkü yerini, o ülkenin demokratik baskı
grupları belirlemiştir. O baskı grupları söylemiş ve de uyarmış, siyasal iktidarlar da gereğini
yapmıştır. Böyle bir ülkede, böyle bir demokrasiyle yaşamayı hangi Iğdırlı istemez ki…’’



Bu yazı 4756 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI