Bugun...

HASAN TUFAN
CIRTDANLAR VE DEVLER…
Tarih: 12-01-2020 14:56:00 Güncelleme: 12-01-2020 14:56:00


HASAN TUFAN
tufanmedya@gmail.com
yasamgazetesi.com

CIRTDANLAR VE DEVLER…
Aşağıda anlatacağımız CIRTDAN, bir Azerbaycan nağılıdır. (Masal)…
Çocukluğumuzun nice gecelerinde hep bu nağılla uyduk.
Bu nağılı, hemen hemen her evin büyükleri bilirdi!
Gerçek şu ki, bu nağılın derinliğini değil…
Sadece sığ bir halini hayal ederdik o kadar.
Oysa derinliğine inince: Adalet, ahlak, vicdan ve insaf adına o kadar şey görünür ki…
Hem aklın yaşta değil başta olduğu…
Hem de gerçek gücün bedende değil, zekâda olduğu ifade edilir bu masalda.
Öyle ya; İnsanlığın bir numaralı rehberi akılcılıktır!
Kullananlardan belli… Kullanmayanlardan belli…
TÜM AKILSIZ DEVLERİN ÖMRÜ…
NİCE AKILCI CIRTDANLARA MUHTAÇ OLARAK GEÇER!
İŞTE NAĞILIMIZ:
Bir varmış bir yokmuş…
Ufak tefek olduğu için ‘’CIRTDAN’ diye çağrılan bir çocuk varmış!
Bu çocuk, duymuş ki komşu çocukları meşeliğe oduna gidiyor!
Anasına: ‘’Ana ben de gideceğim…’’ Diyerek, ısrar eder.
CIRTDAN’I kırmayan anası, odun için yola çıkan komşu çocuklarını eve çağırıp…
Her birine yağlı ekmek verir, sonra da: ‘’Bu CIRTDAN size emanet onu da götürün odun
toplamaya…’’ Der.
Yağlı ekmeğin hatırına olacak ki, çocuklar bu ufak tefek çocuğu yanlarına alarak
meşeliğin yolunu tutarlar…
Herkes odun toplar… ‘’Sen niye odun toplamıyorsun’’ Diyenlere…
CIRTDAN: ‘’Anam size boşuna mı yağlı ekmek verdi’’ benim için de toplayın’’ der.
Sıra odun taşımaya gelir, yine aynı uyarı…
Yetmez, yolda yorulan CIRTDAN’I, bir de sırtlarına alırlar…
Meşelikten çıkarken artık hava kararmıştır.
Uzakta, bir tarafta köpek sesi duyar… Bir tarafta da ışık görürler…
Yine söz sahibi CIRTTAN’DIR elbette!
CIRTDAN: ‘’Köpek bizi yer, ışığa doğru gidelim’’ der.
O ışıklı eve geldiklerinde, karşılarına bir dev çıkar.
Çok korkmuşlardır; Çünkü devin niyeti bunları yemek…

Önce bunları doyuran dev, sonra da uyutur.
Bir süre sonra bunları yemeye gelen dev sorar:
‘’Kim uyumuş, kim uyanık?’’ Diye.
Devin kötü niyetini bilip uyumayan CIRTDAN:
‘’Herkes uykuda… Bir tek ben uyanığım.
Çünkü her gece yatmadan önce, anam bana kaymaklı ekmek yedirir’’ der.
Dev, hemen kaymaklı ekmek getirir, bir süre sonra yine yoklamaya gelir.
‘’Kim uyumuş, kim uyanık’’ diye sorar.
Kendilerini devin yiyeceğinden iyice emin olan CIRTDAN hiç uyur mu?
Bu kez de: ‘’Anam bana her gece çaydan kalburla su getirip içirir’’ der.
Dev kalburu alıp çaya koşarken, CIRTDAN da arkadaşlarını uyandırır.
‘’Kalkın kaçalım, bu devin niyeti kötü bizi yiyecek’’ der.
Evden çıkıp, çayı yüzerek karşıya geçerler.
Çayda kalbura su doldurmakla uğraşan dev, öte yanda bunları görünce:
‘’Siz o tarafa nasıl geçtiniz? Söyleyin ben de geçeyim.’’ Diye sorar.
Yine CIRTDAN yanıt verir: ‘’Hemen bir değirmen taşı bulup boynuna bağla ve karşıya
geç…’’
Yakındaki değirmenin taşını boynuna bağlayan dev, suda boğulup can verince…
CIRTDAN ile arkadaşları da sağ salım evlerine varırlar.
Yazıya başlarken ne demiştik?
Akılcılık ve zekâ…
Boşuna: ‘’Aklınca yaşa! Ne ekersen onu biçersin’’ Dememişler!
Şimdi, bir kez daha çağımız dünyasına bakarak:
‘’BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ’’ diyelim!
Diyelim ki, ‘VAR’ olması gerekenlerle ‘YOK’ olması gerekenleri net olarak görelim!
Tıpkı CIRTDANLAR gibi…



Bu yazı 491 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI