Bugun...
TÜRKİYEM! (Ganire Paşayeva)
Tarih: 11-08-2016 15:36:00 Güncelleme: 12-08-2016 10:12:00 + -


TÜRKİYEM! (Ganire Paşayeva) (“Neden Türkiyeyle bu kadar ilgilenirsiniz,nerden bu sevda diye merak içinde soranları,size ne Türkiyeden gedib kendi Vatanınızla ilgilensenize diye yazan bazi insanları okumaya çağırıyoruz. Sorularının cavablarını bulacaklar”) S eni niçin bu kadar sevdiğimi soruyorlar, Uzak diyarlardan gelen

facebook-paylas
Tarih: 11-08-2016 15:36
TÜRKİYEM!  (Ganire Paşayeva)

TÜRKİYEM!

(Ganire Paşayeva)

 (“Neden Türkiyeyle bu kadar ilgilenirsiniz,nerden bu sevda diye merak içinde soranları,size ne Türkiyeden gedib kendi Vatanınızla ilgilensenize diye yazan bazi insanları okumaya çağırıyoruz. Sorularının cavablarını bulacaklar”) Seni niçin bu kadar sevdiğimi soruyorlar, Uzak diyarlardan gelen kızına: - Bu sevginin kaynağı ne? - Neden? - Kimsin sen? - Sen nere, bu topraklar nere? “Aşkın sebebi sorulmaz”, Diyorum yüz bin kere… Çünkü ruhum yüzyıllar önce Gönül vermiş bir türküye “Sen benimsin, ben de senin”, Türkiye! Ahlat’ta mezar taşları tanırlar beni… Malazgirt’e Alparslan’la geldim ben, Vatan kılmak için bu güzel yurdu, Her fetihte yeniden Dirildim ve öldüm ben… Hani ferman buyurmuştu Karamanoğlu Mehmet Bey: “ Şimden geri kimse, Türk dilinden özge söz söylemeye!” Bu kutlu fermanı ilk duyan benim! Divanda dergâhta, çarşı-pazarda Sevinç ile yayan benim! Ertuğrul Gazi’nin yol yoldaşıyım Birlikte fetheyledik, bu yurt yerini… Osman Gazi’yle diz çöküp huzuruna, Dinledik Şeyh Edebali’nin öğütlerini… Orhan Beyle birlikte yürüdüm Diyar-ı Rum’a, Kılıç yoldaşımdır Hüdavendigar! Sorsalar, elbette anlatacaktır, Bursa’da, ulu cami avlusundaki çınar… Karadan gemiler indirdim, Sultan Fatih’le Değimli ki, cihan, cihangire dar? Bayrağı dikti Ulubatlı Hasan, biz yürüdük ardından… Sorsanız, hisarlarda taşlar anlatır size: İstanbul’un surlarında kanım var! Sevinçlerim kadar acılar da yaşadım, Vatan bildiğim bu topraklarda… Bazen yüzümüze gülmedi devir, Tersine de döndü, feleğin çarkı, Kıyasıya vuruşurken, iki cihangir… Bir tarafta Emir Timur, Bir tarafta Yıldırım… O günden beri öksüz Kerkük, O günden beri yetim Kırım! Kaç kez kan ile doldu, Kardeş kavgasını durdursun diye Tanrı’ya açılan elim… Ama sığamadılar bu yeryüzüne Şah İsmail ve Sultan Selim… Kardeşin kardeşle vuruştuğu gün; “Durun! Türk’e Türk’ten özge yanan bulunmaz! Kardeş kavgasında kazanan olmaz!” Diye feryadı arşa dayanan bendim… Çubuk Ovasına akan kanlar da, Çaldıran’a düşen canlar da benim… Üç yüz yılda döndüm, Viyana önlerinden. Vuruştum boğazda yedi düvele karşı… “Çanakkale içinde vurdular beni”, Bir gonca gül iken derdiler beni… Şimdi Gelibolu’da, “Bir ölür, bin doğarız!” diye seslenen, İsimsiz şehidin baş taşı benim… Oğulsuz anaların, dul gelinlerin Gözyaşı benim… Sarıkamış’ta bedeni donan, Yemen’de susuzluktan ciğeri yanan Ve bir cepheden bir cepheye savrulan Ölmez Türk benim! İstiklal savaşına koştuk, sonradan, Atatürk’ün yanındaydım her zaman! Küllerinden yenden doğan bir milletin Övladıyım ben... Vatanın ufkunu sarınca melal Akif’in dizesiyle, dirildim yeni baştan Haykırdım bütün dünyaya: “Hakkıdır Hakka tapan milletimin İstiklal!” Türkiye’m! Ben senden hiç gitmedim ki! Ezelden ebede seninleyim ben. Uğrunda öldüğün Vatan, terk edilir mi? Ölesiye sevdiğin Vatandan gidilir mi? Senin nasıl sevdim, bir bilebilsen… Güneşe vurgun ayçiçekleri, Denize âşık martılar gibi… Ben seni, Kıyıya sevdalı dalgalar Yağmura hasret sahralar gibi sevdim. Bağlanıp kaldı ruhum bir tek sözüne, Sahibinden ayrılmayan bir gölge gibi Yıllar yılı yüz sürdüm ayak izine! Ben seni nasıl bekledim, bir bilebilsen… Üstadın dediği gibi: “Hastanın sabahı, mezarın ölüyü, Şeytan’ın günahı beklediği kadar”... Ve ben, bendeki seni bekledim her an! Kimsesiz evin, hiç gelmeyecek sahibini beklediği gibi... Ben seni ölümüne sevdim, Türkiye! Dudakta kalan son nağme, Gözde donan son damla Ve bir “Ah!” kadar! Nasıl özledim seni, bir bilebilsen Bebeğin anne sütünü, Annenin evlat kokusunu Üşüyen ellerin sıcacık bir ocağı Özlediği kadar… İçimde kanatlanan ve büyüdükçe büyüyen Bir özlemim var... Ben ki aşığım senin, baharına, yazına… Seni niçin bu kadar sevdiğini soruyorlar, Uzak diyarlardan gelen kızına: Oysa “Aşkın sebebi sorulmaz”, Aşk sebepsiz sevdadır” Diyor, Bizim Yunus! Sorulmasın bana artık bu soru, Çünkü sen Türkiye’msin! Vatansın! Vatan! Bense çılgın bir Türk’üm, Gökalp’in ruhunu yüreğinde taşıyan Ve Vatanı Turan olan... Canım Türkiye’m! Sen bensin, Ayağına taş değse, benim ciğerim yanar. Sen gönlümde umutsun, kalbimde ince sızı, “Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar!” İmza: Kardeşin Azerbaycan’ın, sana sevdalı kızı… (Ganire Paşayeva)

 

 




Bu haber 1885 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA HABERLERİ

GÜNEY KAFKASYA'NIN EN ESKİ TAKILARI HAYDAR ALİYEV MERKEZİ;NDE Güney Kafkasyada bulunan en eski takıların tanıt..
Azerbaycan Kars Başkonsolosu Nuru Guliyev, 31 Mart Azerbaycanlıların Soykırım gününün 100. Yıldönümü ile ilgili açıkla..
Nahçıvan’da düzenlenecek Nevruz Şenliklerine davet var Azerbaycan Kars Başkonsolosluğu, Nahçıvan’da düzenlenecek olan..
AZERBAYCAN SAVAŞ GAZİSİ KADINLARINDAN AFRİNE DESTEK Azerbaycan Savaş Gazisi Kadınlarına Sosyal Yardım Derne..
Hocalı Soykırımından 26 yıl geçti Azerbaycan Kars Başkonsolosu Nuru Guliyev, tarihin kanlı lekesi olara
TWESCO prezidenti Avrasiya.net-i təbrik etdi
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
ÇOCUK ACİL BİRİMİNİN AÇILIŞI YAPILDIÇOCUK ACİL BİRİMİNİN AÇILIŞI YAPILDI Iğdır Devlet Hastanesinde yapımı bir ay ..
ERCAN BUDANUR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCILIĞI GÖREVİNE KADROLU ATANDI ERCAN BUDANUR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCILIĞI GÖREVİNE KADROLU ATANDI ..
IĞDIRLI İŞ ADAMLARI KAMİL ARSLAN İLE DEVAM DEDİ.    IĞDIRLI İŞ ADAMLARI KAMİL ARSLAN İLE DEVAM DEDİ. Iğdır Ticaret ve San..
İL SAĞLIK MÜDÜRÜ ALPASLAN EROL' DESTEK  İL SAĞLIK MÜDÜRÜ ALPASLAN EROL' DESTEK Hakkında iftira dolu haber yapılan İl ..
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR